Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’da yaptığı açıklamayla, tarihi dokuyu yeniden canlandırma çabalarını ve kaydedilen devasa ilerlemeyi gözler önüne serdi. Asırlık eserlerimiz, bilimsel yöntemlerle, büyük bir hassasiyetle eski ihtişamına kavuşuyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde Hatay’daydı. Tarihi Büyükşehir Belediyesi binasından yaptığı açıklamalarla, hem o korkunç günlerde yaşanan yıkımı hem de geçen üç yılda kültürel ve tarihi mirasımızı yeniden ayağa kaldırmak için gösterilen çabaları tüm ayrıntılarıyla paylaştı.
Bakan Ersoy, deprem sonrası kültürel mirasımızın korunması için atılan adımların ne denli kapsamlı olduğunu anlattı. Bakanlık olarak, tarihimizi, kültürümüzü ve kimliğimizi muhafaza etme sorumluluğunu omuzladıklarını belirterek, bu bilinçle 11 ilde bizzat sahaya indiklerini söyledi. Kültür varlıkları üzerinde detaylı tespit, tasnif, temizleme ve belgeleme çalışmaları yapıldığını ifade etti.
Bu zorlu sürecin sonunda toplanan verilerin titizlikle envanter haline getirildiğini ve eserlerin Kazı Evi Depoları ile çeşitli müze müdürlüklerinde güvenle korunduğunu vurguladı. Tescilli yapıların enkaz alanlarında güvenliğin sağlandığını, ağır hasarlı tarihi binalardan çıkan nitelikli malzemelerin özenle ayrıştırıldığını ve bunların restorasyon süreçleri için birer hazine niteliği taşıdığını ekledi.
Acil müdahale gerektiren her işlemin vaktinde tamamlandığını belirten Ersoy, tamamen yıkılan ya da farklı derecelerde hasar gören kültür varlıkları ve vakıf eserleri için, 11 ilde eş zamanlı olarak bilimsel ve son derece hassas bir restorasyon seferberliği başlattıklarını müjdeledi.
Bakan Ersoy, 6 Şubat depremleri sonrası kültürel varlıkların ihyası adına yürütülen çalışmaların sayısal dökümünü de aktardı. Toplamda 5.119 taşınmaz kültür varlığının incelendiğini, bu eserlerden 364’ünün tamamen yıkıldığını, 973’ünün ağır, 1.206’sının orta ve 1.036’sının hafif hasarlı olduğunu belirlediklerini dile getirdi.
Hasar tespitlerinin ardından, bu yapıların yeniden inşası ve restorasyonu için projelendirme süreçlerinin hızla devreye alındığını kaydetti. Ersoy, bu projelerin bilimsel metotlara ve yapıların özgün niteliklerine sadık kalarak, büyük bir titizlikle ilerlediğinin altını çizdi. Şu ana kadar 11 ilde 63 uygulamanın bitirildiğini, 21 projenin ise kısa zamanda tamamlanacağını belirtti ve sahada gece gündüz demeden çalışan uzmanlara ve işçilere minnetlerini sundu.
Yalnızca Bakanlığa ait yapılar için yaklaşık 7,3 milyar liralık bir ödenek kullanıldığını açıklayan Ersoy, özel mülkiyetteki tescilli yapılara da destek verildiğini, 1.278 yapıya proje yardımı, 278 yapıya uygulama yardımı olmak üzere toplam 1.554 yapı için 2 milyar liraya yakın kaynak sağlandığını ifade etti. Bu, devletin kültürel mirasa verdiği değeri ve sahiplenme ruhunu açıkça ortaya koyuyor.
Bakan Ersoy, Hatay özelindeki çalışmalara ayrı bir parantez açtı. Bugüne kadar proje ve uygulama işleri kapsamında yaklaşık 2,3 milyar liralık bir bütçeyle 10 projenin tamamlandığını, 5 projenin ise halen devam ettiğini açıkladı. Devam eden projeler arasında, Hatay’ın 307 hektarlık Kent Bütünü Çevre Düzenlemesi ve Hatay Kentsel Tasarım Uygulamaları’nın 1. ve 2. etaplarının yer aldığını, bu projelerin kentin geleceği için taşıdığı önemi vurguladı.
Antakya’da depremden etkilenen sivil mimarlık örneklerinin belgelenmesi için önemli ödenekler aktarıldığını belirten Ersoy, bugüne dek 69 yapının projesinin hazırlandığını, 2025’e kadar 28 yapının daha projelendirme sürecinin biteceğini söyledi. Ayrıca 70 yapının proje hazırlıklarının ve 51 yapının 3 boyutlu belgeleme çalışmalarının da sürdüğünü ekledi.
Hatay Müze Müdürlüğü’nde, kurtarma çalışmaları esnasında pano halinde 1080 metrekarelik 72 mozaik özenle kaldırıldı. Müze binası içinde ise 1125 metrekarelik ağır ve orta hasarlı mozaik panolarının restorasyon ve konservasyon uygulamaları büyük bir titizlikle devam ediyor. Aynı şekilde, 28 adet taş eser geçici depolara güvenle taşınırken, Hatay Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi’ndeki 9 eserin restorasyonu başarıyla tamamlandı.
Bakan Ersoy, Hatay Arkeoloji Müzesi’ndeki çalışmaların etaplar halinde ilerlediğini belirterek, “İnşallah müzemizi bu yıl içinde yeni yüzüyle açılışa hazır hale getireceğiz,” dedi. Bu açıklama, Hataylılara ve tüm kültür meraklılarına heyecan verici bir haber niteliği taşıyor.
Bakan Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne yaklaşık 15 milyar liralık devasa bir maliyet getirdiğini bildirdi. Depremden etkilenen bölgelerde toplam 377 vakıf eserinin zarar gördüğünü, bunlardan 31’inin tamamen yıkıldığını, 144’ünün ağır, 104’ünün orta, 98’inin ise hafif hasarlı olduğunu kaydetti.
Geçen üç yıl zarfında, 33’ü Hatay’da olmak üzere 109 vakıf eserinin, özgün hallerine uygun olarak restore edildiğini açıkladı. Geriye kalan 268 eserin restorasyonunun da Haziran ayına kadar tamamlanacağı müjdesini veren Bakan Ersoy, böylece tüm hasar görmüş vakıf eserlerinin yeniden hayat bulacağını vurguladı.
Bu çalışmaların en çarpıcı örneklerinden biri, Anadolu’daki ilk cami olarak manevi ve tarihi değeri paha biçilemez olan Habib-i Neccar Camii oldu. 27 Aralık’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla yeniden ibadete açılan caminin, kubbesinden 1400 ton hafifletildiğini, zemininden kalem işlerine kadar her detayın özgün dokusuna sadık kalınarak restore edildiğini belirtti. Bakan Ersoy, bu titizliğin tüm çalışmalara yansıdığını ifade ederek, “Yaptığımız işlerde gösterdiğimiz özeni görmek isteyen herkesi Hatay’a gelip Habib-i Neccar Camii’ni ziyaret etmeye davet ediyorum,” sözleriyle bir çağrıda bulundu.
Bakan Ersoy, konuşmasının duygusal anlarında, 6 Şubat depremlerinin ardından milletçe sergilenen dirayet ve dayanışmaya dikkat çekti. Yaşanan bu büyük felaketin, toplumun iradesini asla zayıflatamadığını belirterek, “Dünya, bu büyük milletin nasıl kenetlendiğine hayranlıkla şahit oldu. Bu milletin bir ferdi olmaktan duyduğum tarifsiz gururu bir kez daha dile getirmek isterim,” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın depremden hemen sonra bölgeye geldiğini hatırlatan Ersoy, kendisinin ve diğer bakan arkadaşlarının da sahada omuz omuza çalıştıklarını vurguladı. “Umut simsarlığı yapanlara, acıdan siyasi çıkar devşirmeye çalışanlara karşın bizler sizin emanetiniz olan makamların gereğini yapmanın gayretinde olduk,” diyerek, zor zamanlarda gösterilen sabır ve desteğin önemine değindi.
Üç yılın sonunda ulaşılan tabloyu değerlendiren Bakan Ersoy, vatandaşların güveni ve sabrı sayesinde, özellikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve ekibinin tarihe geçen çalışmalarıyla, yeniden inşa edilmiş şehirlerde huzurlu bir normalleşmenin yaşandığını belirtti. Dünya tarihinde benzeri görülmemiş bir inşa ve ihya sürecinin bu denli kısa sürede tamamlanmasının, milletin büyüklüğünün ve devletin kararlılığının bir neticesi olduğunu vurguladı.
Ersoy, felaketin ilk günlerinde “10-15 yıldan önce bu işler olmaz” diyen, karamsarlık yayan ve umutlara gölge düşürmeye çalışan “vizyon yoksunlarını” da milletin vicdanına havale ettiğini sözlerine ekledi.
Konuşmasının sonunda Bakan Mehmet Nuri Ersoy, bu devasa felaketin ardından gösterilen sabır, inanç ve birlik ruhuna dikkat çekerek, Türkiye’nin bu süreci milletin sarsılmaz kararlılığı ve desteğiyle eşsiz bir başarı hikâyesine dönüştürdüğünü bir kez daha altını çizdi. Hayatını kaybedenleri rahmetle anarken, böylesi bir acının bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu. Her yeni güne umutla devam edebilme gücünü vatandaştan aldıklarını belirtti.
“Tarihte görülmemiş bir başarı hikâyesi yazıldıysa bu sadece ve sadece aziz ve asil milletimizin bize olan inancı, güveni ve desteği ile olmuştur,” diyen Ersoy, sürecin başından itibaren yakın takipçi olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da teşekkürlerini sundu. Tüm bakan arkadaşlarına, yerel yönetimlere ve bölgedeki paydaşlara şükranlarını ileten Bakan Ersoy, konuşmasını “Bundan sonrası inşallah daha iyiye, daha güzele bir yürüyüş olacaktır,” dileğiyle noktaladı.
Konyapress.com - Tarafsız konya haberleri, Konya il ve ilçe haberleri
Yorum Yap